Erdoğan'dan Obama'ya sert cevap
Başbakan Erdoğan, '1915 olaylarıyla ilgili önceki gün yapılan açıklamaları gerçeği yansıtmayan, kabul edilemez bir tarih yorumu olarak görüyoruz' dedi.Erdoğan, partisinin genel merkezinde, AK Parti 50. Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, Türkiye'nin küresel ve bölgesel barış noktasında en küçük bir tereddütünün dahi bulunmadığını vurguladı.
Türkiye'nin hiçbir ülke için tehdit oluşturmadığını, her zaman için ''Yurtta sulh, cihanda sulh'' ilkesini hayata geçirmeye çalıştığını belirten Erdoğan, ''Biz göreve geldiğimizden bu yana hiçbir zaman düşman kazanmaya gayret etmedik, hep dost kazanmaya çalıştık. Ancak Türkiye'nin gösterdiği bu hassasiyetin iyi algılanmadığını da zaman zaman görüyoruz, buna şahit oluyoruz'' dedi.
''1915 olaylarıyla ilgili önceki gün yapılan açıklamaları gerçeği yansıtmayan, kabul edilemez bir tarih yorumu olarak görüyoruz'' diyen Erdoğan, şöyle devam etti:
''Açıklama metninin olayların bir bölümünü ağır bir yorumla değerlendirecek mahiyette kaleme alınmış olduğunu görüyoruz. Tarihe ve tarih bilimcilere bırakılması gereken böyle hassas bir uzmanlık konusunun sürekli olarak politik malzeme olarak kullanılması her yıl lobilerin istismar meselesi haline getirilmesi halklar ve ülkeler arasındaki ilişkilerin normalleşmesini de engelliyor.
Türkiye olarak 1915'de yaşanmış olayların tarihçiler tarafından bütün boyutlarıyla incelenmesi ve gerçeğin açığa çıkarılması için her zaman samimi bir gayret içinde olduk. 2005'de bizzat şahsım olarak Ermenistan Cumhurbaşkanı'na yazdığım mektup var. Bu mektubun cevabını dahi almış değilim. Ortak Tarih Komisyonu kurulması gibi iyi niyetli önerilerimiz maalesef karşılık bulmadı.''
''BARIŞ VE SEVGİ FİDANLARI YEŞERTMEYE ÇALIŞTIK''
Geçmişe takılıp kalmak yerine geleceğe odaklanmak gerektiğini vurgulayan Erdoğan, ''Siyasetçilerin görevi geçmişi ön yargılarla yargılamak değil, geleceği barış üzerine kurmaktır. Kin ve nefret tohumları ekmek isteyenlere karşı barış ve sevgi fidanlarını yeşertmeye çalıştık'' diye konuştu. Erdoğan, şunları kaydetti:
''Ancak ısrarla ve inatla konunun istismar edilmesinde 1915 olayları üzerinden birçok siyasetçinin oy kazanma yarışına girmesinden büyük üzüntü duyduğumuzu da tekrar ifade etmek istiyorum. Tarih iç politika malzemesi yapılamayacak kadar saygın bir bilim dalıdır. Tarihin tarihçilere bırakılmasını tekrar arzu ettiğimizi ifade etmek istiyorum. Konuyla ilgisi olmayan ülkelerin durumdan vazife çıkarmaktan vazgeçmesi ilişkilerin normalleşmesini sağlayacak, tarihi aydınlığa kavuşturacağı gibi barışa da zemin hazırlayacaktır.''
AK Parti kurulduğu günden bu yana bu konudaki kararlığını ortaya koyduğunu ifade eden Erdoğan, ''Dolayısıyla yapılan açıklamayı asla bizleri tatmin eden bir açıklama olarak görmüyoruz. Bunu bu şekilde de kabul etmiyoruz. Ve Amerika Birleşik Devletleri'ndeki bu açıklama sadece seçim meydanlarında verilmiş sözün adete yerine getirilmesi anlamında bir denge niteliği taşıyan bir açıklamadır. Biz her türlü ifadenin, söylemin adaletle yapılmasından yanayız. Yoksa basit bir seçim çıkarını sağlama ve yahut oyu garantiye alınmasından yana değiliz. Ve Türkiye bu noktada el bebek gül bebek okşanacak veya aldatılacak bir ülke de değildir. Bunu da söylemek zorundayız'' diye konuştu.
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ''Hukuk devletini sabote etmek, provokasyonlarla iç barışı ve huzuru kundaklamak, yıllarca siyaseti yani milli iradeyi rehin almak isteyenlerin geçmişte bu ülkeye kurdukları tuzaklar bugün çok daha aşikar olarak gözüküyor'' dedi.
Erdoğan, partisinin genel merkezinde, AK Parti 50. Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, ''Bizim tek bir derdimiz, tek bir idealimiz tek bir sevdamız var. O sevdanın adı Türkiye'' diyerek, Türkiye'nin başının dik olmasının, siyaset anlayışlarının asla değişmeyecek ekseni olduğunu vurguladı.
''Buz dağlarını erite erite, çetin engelleri aşa aşa, kış kıyametle mücadele ede ede bu günlere geldiklerini'' belirten Erdoğan, zaman zaman incitildiklerini ancak Türkiye sevdası uğruna meşakkatlere göğüs germekten asla geri durmadıklarını bildirdi. Demokrasiye, hukuka adalete güç kazandırdıklarını belirten Erdoğan, yeni dönemde de herkesin yüzünü güldürmek için canla başla savaşacaklarını, AK Parti'nin, milletin emanetini şerefle taşıyacağını söyledi.
Erdoğan, şöyle konuştu:
''AK Parti'nin temsil ettiği dava Türkiye büyüklüğünde bir davadır. Bu davaya gönül verenler, bu kadroda yer alanlar, hiçbir zaman marjinal siyaset anlayışlarına tenezzül etmezler. Türkiye büyüklüğünde düşünmek, bize oy verse de vermese de Türkiye Cumhuriyeti'nin istisnasız bütün vatandaşlarını kucaklamaya mecburdur. Ayrımcılık yapanların, adalet yerine imtiyaz isteyenlerin, kendisi gibi düşünmeyenlerin, çoğulcu demokrasiyi, tek bir ideolojilerin izanı altına almak isteyenlerin AK Parti siyasetinde yeri yoktur, olamaz. Bu kervanda yer alanlar hukuka, millete karşı mesuldür, mahşeri vicdana karşı mesuldür. Hiçbir makam ve mevki, hiçbirimize baki değildir. Öyleyse halka hesap veren, açık, şeffaf bir yönetim sergilemek durumundayız.''
Erdoğan, ''Adaleti, hakkaniyeti ve hukuku gözümüzün ışığı gibi korumak zorundayız'' diyerek, katılımcı demokrasinin en önemli şartının halkın yönetime katılma mekanizmalarını alabildiğine açmak olduğunu vurguladı.
Kurulduğu günden bu yana AK Parti'nin temel misyonunun öncelikle bütün vatandaşları kucaklamak olduğunu ifade eden Erdoğan, yola çıkarken ayrımcılığı ellerinin tersi ile ittiklerini anlattı. Bunun için her seçimde güvenin adresi, istikrarın ve gelişmenin odak noktası olduklarını belirten Erdoğan, şöyle konuştu:
''AK Parti'den önce siyaset paramparçaydı, AK Parti'den önce demokrasi ağır yaralar almıştı. İş başına geldiğimizden bu yana mazeret siyasetini bir tarafa ittik, reddettik. 'Enkaz devraldık' edebiyatının ardına hiçbir zaman sığınmadık. Türkiye'yi hangi uçurumdan devraldığımızı bugünkü tartışmalara bakarak daha net görebilirsiniz. Hukuk devletini sabote etmek, provokasyonlarla iç barışı ve huzuru kundaklamak, yıllarca siyaseti yani milli iradeyi rehin almak isteyenlerin geçmişte bu ülkeye kurdukları tuzaklar bugün çok daha aşikar olarak gözüküyor. Türkiye'nin dağılan dengelerini toparlamak hiç de kolay olmadı. Ağır bedeller ödendi ama nihayetinde Türkiye saadet-i selamete çıktı. Millet eliyle, millet iradesiyle demokrasinin, adaletin, barışın ve huzurun mümkün olduğu AK Parti iktidarıyla görüldü. 'Egemenlik kayıtsız, şartsız milletindir' ilkesi yeniden hayat buldu. Zira milletimizin hür iradesinin üzerinde hiçbir irade tanımadık, tanımıyoruz. Zaten milletimiz de hür iradesinin üzerine kimsenin gölge etmesini istemiyor.''
26.Nisan.2009 14:32:34